Yazı İçeriği
Parkinson Hastalığı riski Stres altında çalışanların hastalığı: Uyurgezerlik Uyurgezer çocuğu koruma yolları Yüz çocuktan 3'ünde uyku terörü yaşanır Kabus bozukluğu yaşayanların psikiyatri açısından incelenmeleri şart Uykusunda bilinçsizce yemek yiyip obezite sınırına gelenler var

Uyurgezerlik Nedir?

REM uyku döneminde, rüya görürken el ve kol hareketleri yapılmasına engel bir mekanizma bulunur. Bu mekanizma çalışmadığında rüya içeriğine bağlı olarak ve genellikle şiddet içeren hareketler görülebilir. Bağırma, küfretme, saldırma ve eşe yumruk atma da sık görülen davranışlar arasında yer alır. Kişi uyuyan eşini yumruklayabilir veya boğazını sıkabilir. Daha çok 50 yaş civarındaki erkeklerde görülen bu durumun ilerleyen vakalarında yumuşak doku yaralanmaları ve kırıklar yaşanabilir. Hatta eşini öldürmeye kadar giden sonuçları nedeniyle hastalığın tedavisi zorunlu hale gelir. Peki acaba uyurgezerlik neden olur?


Parkinson Hastalığı riski

REM uykusu davranış bozukluğu bulanan kişilerde zeminde nörolojik bir hastalık bulunma olasılığı çok yüksektir. Yapılan çalışmalar, bu kişilerin yüzde 35-50’sinde zaman içinde Parkinson Hastalığı geliştiğini gösterir. Bu nedenle bu kişilerin dikkatli izlenmesi gerekir. Parkinson hastalarının ise en az yarısında REM uykusu davranış bozukluğu bulunur.

Stres altında çalışanların hastalığı: Uyurgezerlik

Uyurgezerlik en sık rastlanan uyku davranış bozukluklarından birisidir. Hemen herkesin bildiği gibi derin uykudan uyanan kişi oturur, yürür, konuşur ve hatta araba bile kullanabilir. Genetik geçişli olan bu rahatsızlık 6-12 yaş arası çocukların yüzde 17’sinde yaşanır. Yaşla beraber düzelen bu sorunda koruyucu tedbirler almak çok önemlidir.

Uyurgezer çocuğu koruma yolları

Uyurgezer çocuk uyandığında kendisine zarar verecek cisimler odada bulundurulmamalı, evin dış kapısı ve balkon kapıları kilitlenmeli ve hatta kilidi de açabileceği göz önüne alınarak kapının üstünde bırakılmamalı. Ayrıca uyurgezer çocuk birden uyandırılmamalı, sakin bir ses tonu ile çocuk yatağına gitme ve tekrar uyuma yolunda telkin edilmeli. Yetişkinlerde uyurgezerliğin en sık nedeni stres ve uyku düzeni bozukluğudur. Vardiyalı çalışanlar, üniversite öğrencileri risk altındadır.

Yüz çocuktan 3'ünde uyku terörü yaşanır

Uyku, insanın belki de en savunmasız olduğu anlardan biri. Ancak en sakin olduğu düşünülen bu saatlerde bile bazı insanlarda anormal davranışlar sergilenebiliyor. Sinir sisteminin çocukluk döneminde tam olarak gelişmemesi bu yıllarda uyku terörü denilen davranış bozukluğunun yaşanmasına neden olur. Özellikle 5- 7 yaş arası çocuklar derin uykularından çığlık atarak ve korku dolu bir ifadeyle uyanır. Yatakta oturan veya ayağa fırlayarak anlamsızca etrafına bakan bu çocukların göz bebeklerinde büyüme, terleme, çarpıntı, hızlı nefes alıp verme gibi hareketler yaşanabilir. Çocukların yüzde 3’ünde gözlenen uyku teröründe herhangi bir tedaviye gerek duyulmaz. Ancak hastalık 4 yıl içinde kendiliğinden düzelir. Uyku terörünün erişkinlerde görülme oranı ise yüzde 1'dir.

Kabus bozukluğu yaşayanların psikiyatri açısından incelenmeleri şart

Sadece korku ya da endişe değil aynı zamanda öfke, üzüntü, nefret içeren, rüyaların yoğun bir şekilde hatırlanması ve uykudan yineleyici uyanma ataklarının yaşanması da uykuda davranış bozukluğunun bir türüdür. Kabus bozukluğu olarak adlandırılan bu durumda tam bir uyanıklık, sersemlik hali, nerede olduğunu bilememe durumu var. Uykudan sonra ise kabuslar oldukça net hatırlanır. Yaşanılan şokun etkisiyle tekrar uykuya dalmakta güçlük çekilir. En sık 3 ile 6 yaş arasında görülen bu bozukluğun en önemli etkenleri ise çevre ve televizyon. Çok sık olmadığı sürece tedavi gerektirmeyen kabus bozukluğunu yaşayan çocukların mutlaka psikiyatri açısından incelenmesi gerekir.

Uykusunda bilinçsizce yemek yiyip obezite sınırına gelenler var

Uyku davranış bozukluklarının birisi de gece boyunca gözlemlenen anormal yeme düzenidir. Bu kişiler gün içinde yenmeyecek çeşitte yemekleri (donmuş et, soğuk çorba, katı yağ vb.) yeme, tehlikeli yemek hazırlama davranışı ve sigara içme gibi kendine ve etrafa zarar verme eğiliminde olur. Atak sayısı ise gecede 1 ile 7 arasında değişir. Bilinci tam ya da kısmen açık olsa da genellikle bu kişiler sabah uyandıklarında olayları hatırlamaz. Engellenmeye çalışıldıklarında ise agresif ve saldırgan olabilirler. Gece uyanma atakları nedeniyle sabah yorgunluğu ve gün içinde uykululuk hali ortaya çıkar. Uykuya bağlı yemek bozukluğunun sık olması kilo alımına ve hatta Tip 2 diyabet riskinin artmasına bile neden olabilir. Bu durum genelde 30 yaşlarındaki kadınlarda yaşanır. Kişilerin yüzde 40’ında ise kilo sorunu ortaya çıkar. Uyku yoksunluğu ve kilo problemi olan hastalarda ilaç ve diyetisyen tedavisi şarttır.