Yazı İçeriği
1. Ramazan'da Akdeniz mutfağını tercih edin 2. İftar-sahur arasında denge kurun 3. Bu besinlerden uzak durun 4. Ne kadar su içmeli? 5. Orucu bu besinlerle açın 6. Sahurda ne yemeli? 7. Sigarayla barışık olmayın 8. Az demli 2-3 bardak çay yeterli 9. İlaçlarınızı unutmayın 10. Güneş altında olmamaya özen gösterin 11. Stres bayıltabilir 12. Yemeklerden sonra yürüyüşe çıkın

Ramazan’da kalbinizi yormayın

Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kalmanın yanı sıra, hatalı beslenmek ve vücudu yormak kalp hastaları için büyük bir risk oluşturur. Özellikle yaz aylarına rastlayan 16-17 saatlik uzun süreli oruç sonrasında iftarda mideye aniden yüklenmek, aşırı tuzlu, yağlı ve karbonhidratlı besinler tüketmek, iftar sonrasında ardı ardına sigara içmek, riskli kişilerde kalp krizini ve ölümcül ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Ayrıca oruç süresince vücudun sıvı, tuz ve hormon dengesinde ortaya çıkabilecek bozulmalar, kan basıncında aşırı düşme veya yükselme, böbrek fonksiyonlarında ve kan şekerinde düzensizlikler, baygınlık, beyin kanaması, toplardamarlarda pıhtılaşma ve beyin damar tıkanıklıkları gibi daha pek çok soruna da yol açabilir. Bu nedenle kalp hastalarının ilaçlarını aksatmamaları ve beslenme düzenlerine dikkat etmeleri yaşamsal önem taşır. Kalbi yoran unsur oruç tutmak değil, yanlış ve kötü beslenmektir. Hekiminiz başka bir öneride bulunmadıysa Ramazan ayında kalp sağlığınızı korumak için dikkat etmeniz gereken noktalar şöyle sıralanabilir:


1. Ramazan'da Akdeniz mutfağını tercih edin

Beyaz et, süt ürünleri, sebze ve salata ağırlıklı beslenme tarzı olan Akdeniz mutfağını benimseyin. Kalp-damar sağlığınızı korumak için haftanın her günü kırmızı et tüketiminden, yüksek kalorili hamur işi ve tatlılardan, tuz oranı yüksek ve sağlıksız yağ içeren paketlenmiş hazır raf ürünlerinden kaçının.

2. İftar-sahur arasında denge kurun

İftarda hızlı ve aşırı bir şekilde yemek yemeyin. Dolu bir mide, kalbin iş yükünde artışa ve kalbe giden kan miktarında azalmaya neden olarak kalp krizini ve ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Kalbinizi yormamak için iftar ve sahur arasında yiyeceğiniz besinleri üç öğüne bölün.

3. Bu besinlerden uzak durun

İftar veya sahur sofrasında sakatat, salam, sucuk ya da pastırma gibi tuzlu ve yağlı besinleri, hamur işlerini, yağda kızartılmış yiyecekleri, şerbetli tatlıları tercih etmeyin. Yemeklere fazladan tuz eklemeyin.

4. Ne kadar su içmeli?

Gün içinde ortaya çıkan sıvı kaybını yerine koymak için yeterli miktarda su tüketmeye özen gösterin. Örneğin iftar ve sahur arasında sıvı kısıtlanmasını gerektirecek özel bir durumunuz yoksa en az 2 litre su için. Ayrıca bir şişe maden suyu içmeniz mineral takviyesi açısından yararlı olabilir. Ancak kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon hastası iseniz sodyum içeriğine dikkat edin.

5. Orucu bu besinlerle açın

İftarı bir bardak su ve bir adet hurmayla açın. Yemeğe başlamadan önce su içilmesi tüm gün kaybettiğiniz sıvının yerine konması ve doygunluk hissi oluşması için çok önemli. Ardından bir kase çorba için. Beyaz et, sebze ve salata gibi diğer yiyecekleri ise yavaş bir şekilde tüketin. Tatlı olarak iftardan en az bir saat sonra sütten yapılmış tatlıları, şeker eklenmemiş kompostoyu, elma, erik, armut, kiraz gibi glisemik indeksi düşük meyveleri ya da diyet meyveli dondurmayı tercih edin.

6. Sahurda ne yemeli?

Sahuru kesinlikle atlamayın. Ayrıca sahurda yiyeceğiniz besinlere de dikkat edin. Lifli, uzun süre tok tutacak olan yoğurt, peynir, sebze, ceviz, fındık, çiğ badem gibi kuruyemişler ile tahıl ve baklagillerden zengin yiyecekleri tüketin. Yüksek tansiyon hastalığınız varsa ve sahurda kahvaltı edecekseniz kan basıncınızın yükselmesini önlemek için az tuzlu peynir ve zeytin, domates, salatalık, 2-3 dilim esmer ekmek (çavdarlı, yulaflı vb.), bir kase az yağlı yoğurt ve salata tüketebilirsiniz. Bu dönemde protein ihtiyacınız olacağı için yine sahurda haftada 2-3 yumurta yemeniz fayda sağlar.

7. Sigarayla barışık olmayın

Özellikle iftarda ve sonrasında ardı ardına sigara içmek çok tehlikeli. Sigara, kanın kalbe oksijen taşıma kapasitesinde azalmaya, pıhtılaşma özelliğinde artışa ve kalbi besleyen koroner damarlarda büzüşmeye neden olarak kalp krizleri ile ölümcül ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Halen sigara içiyorsanız, Ramazan ayından başlayarak sigarayı bırakmanız hastalıklarınızla ilgili önemli yarar sağlar.

8. Az demli 2-3 bardak çay yeterli

İftar veya sahurda fazla miktarda çay ile kahve içmek içerdikleri kafein ve tein maddeleri yüzünden kalp hızında artışa, kalp ritminde ve tansiyonda dengesizliklere yol açabilir. Bu nedenle çayı az demli ve günde 2-3 küçük bardağı geçmeyecek şekilde için. Kahveyi bir fincandan fazla tüketmeyin. Gazlı içecekler yerine ayran veya kefir gibi içecekleri tercih edin. Kan şekerini aniden yükseltmesi ve fazla kalori içermesi nedeniyle meyve suyunu ölçülü tüketin.

9. İlaçlarınızı unutmayın

İlaçlarınızı hiçbir şekilde aksatmayın. Kullanmakta olduğunuz ilaçlarınızın sahur ve iftarda alacağınız şekilde yeniden düzenlenmesi için hekiminize başvurun. Örneğin sıcak aylara rastlayan Ramazan günlerinde idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçlarının dozunun azaltılması gerekebilir.

10. Güneş altında olmamaya özen gösterin

Açlık ve susuzluğun etkisini azaltmak için güneşin altında ve sıcak ortamlarda bulunmayın. Sıcak hem su ve tuz kaybına bağlı tansiyon düşüklüğüne hem de vücudun ısı dengesinde bozulma ve damarlarda ani büzüşme nedeniyle tansiyon yüksekliğine yol açabilir.

11. Stres bayıltabilir

Yorucu iş temposundan, iki saatten fazla ayakta kalmaktan ve stresten mümkün olduğunca uzak durun. Bunlar açlık ve susuzlukla birleştiğinde baygınlık, kalp krizleri ile ritim bozukluklarına zemin hazırlar.

12. Yemeklerden sonra yürüyüşe çıkın

Yorucu günlük işlerinizi ve sporu su, tuz ve enerji kaybını azaltabilmek için iftar sonrasına bırakın. Bu arada unutmayın ki kalp ve tansiyon hastaları için düzenli egzersiz yapmak önemli, ancak aşırı efordan sakının. Yemekten en az bir saat sonra kısa, yorucu olmayan fiziksel aktivitelerde bulunabilirsiniz. Örneğin 20-30 dakikalık normal tempolu yürüyüşler yapabilirsiniz. Bu aktiviteler sindirime katkı sağlamanın yanında reflü ve hazımsızlık yakınmalarını da azaltır.