Yazı İçeriği
Oruç tutması sakıncalı olan kalp hastaları Hangi kalp hastaları oruç tutabilir? Oruç tutan kalp hastaları bunlara dikkat Mideye yüklenme kalp krizi riskini doğurur

Oruç tutmak kimler için tehlikeli?

Ramazan ayının özellikle bahar ve yaz günlerine denk gelmesiyle oruç tutulan süre uzarken açlık süresi uzar ve sıcaklar nedeniyle sıcak kaybı da daha fazla olur. Bu durum özellikle sıvı eksikliğine daha hassas olabilecek ileri yaştaki, zayıf yapılı, diyabet hastalığı olan ve tansiyonu düşük olmaya meyilli olan kişileri daha fazla etkiler. Kalp hastalığının varlığı oruç tutmaya direkt engel teşkil etmez. Ancak söz konusu bu durumların eşlik etmesi yüzünden sıvı kaybı açısından daha dikkatli olunması gerekir.


Oruç tutması sakıncalı olan kalp hastaları

  • Yakın zamanda kalp krizi geçirenler
  • Yakın zamanda kalp yetersizliğinde ağırlaşma olanlar
  • Küçük bir eforla dahi göğüs ağrısı veya nefes darlığı yaşayanlar
  • Ağır kalp yetersizliği hastaları
  • Birçok ilaç kullanan veya gün içerisinde ilaç almak zorunda olanlar

Bu kişilerin oruç tutması, ilaçlarının aksamasına, ciddi sıvı kaybı ve buna bağlı tansiyon düşüklüğü yaşanmasına, sempatik sistem deşarjına (vücutta adrenalin salınımına), çarpıntı ve göğüs ağrısı ile mevcut hastalığın ağırlaşmasına sebebiyet verebilir. Ayrıca özelikle kan sulandırıcıların ihmal edilmesi kalp krizlerine dahi neden olabilir.

Hangi kalp hastaları oruç tutabilir?

  • Kalp hastalığı açısından aktif semptomu olmayanlar
  • Uzun süren açlık süreleri nedeniyle ilaç düzeni bozulmayanlar. Oruç tutması uygun görülen hastaların günde almaları gereken ilaç miktarı tek doz ise iftar sonrasında içebilirler. Günde iki kere alınması gereken ilaçlar aslında bu dönemde açlık süresi 12 saatten fazla olduğundan oruca engel teşkil edebilir. Ancak doktorları tarafından uygun görülen hastalarda olabilecek en uzun aralıkta (iftarın başı ve sahurun sonu şeklinde) alınabilir. Günde üç defa ilaç alması gereken hastaların oruç tutması uygun değildir.

Oruç tutan kalp hastaları bunlara dikkat

  • İftar ve sahur arasındaki sürede gerekli sıvı alımına özen gösterin.
  • Sahura mutlaka kalkın ve bol su için.
  • İftarda yemeğe çorba gibi hafif yiyeceklerle başlayın. Çorba hem açlığınızı yatıştırır hem de mide bağırsak sistemine aniden yüklenmenize engel olur.
  • İftarda ağır yiyeceklerden uzak durun.
  • Yemekleri aralarına zaman koyarak yiyin. Örneğin çorbadan sonra mola verin.
  • Mümkün olduğu kadar gündüz sıcak saatlerde dışarı çıkmayın.
  • Almanız gereken ilaçları doktorunuza danışarak oruçlu olmadığınız saatlere göre düzenleyin.

Mideye yüklenme kalp krizi riskini doğurur

Normal zamanlarda kalp krizi genelde sabaha karşı saatlerde daha sık görülür. Ancak özellikle Ramazan’da bu durumda bir değişiklik yaşanır ve iftar sonrası saatlerde kalp şikayetleri daha fazla yaşanır. Bu nedenle de iftar sonrasında acile başvuranların sayısı artar. Bu durumun en önemli sebebi ise iftarda mideye birden yüklenmek, çok ağır ve hızlı bir şekilde yemek yemek. Oruç tutan birçok kişinin yaptığı bu hata kalp hastası olan ya da olmayan herkesin sıkıntı yaşamasına neden olabilir. Yapılan çalışmalar, sağlıklı bireylerin oruç tutmasında herhangi bir engel olmadığını gösteriyor. Ancak her bireyin özellikle yaz aylarında yukarıda değinilen hususlara dikkat etmesi önemli.